• ANTİK MEGA YAPILAR: SORU-CEVAP

  • 16 Şubat Perşembe - 21:50
  • National Geographic Channel HD

TARİHİ KATEDRALLER

Holly Hayes, Oxford Üniversitesi'nde dinler tarihi alanında bir M.Phil (Doktora Yeterlilik Derecesi) derecesine sahiptir. Kendisi, ayrıca kutsal mekânlar, dini sanat ve dünyadaki tarihi kutsal yerlerle ilgili resimli bir web sitesi rehberi olan Sacred Destinations (Kutsal Mekânlar) adlı sitenin kurucusu, metin yazarı ve fotoğrafçılarından biridir. National Geographic Channel, dünya üzerindeki en etkileyici Antik Mega Yapıları keşfetmek için kendisi ile görüştü.
Bugüne kadar gezip gördüğünüz en etkileyici antik yapıların hangileri olduğunu düşünüyorsunuz?

Lincoln Katedrali, İngiltere.

Lincoln'un bir faleze benzeyen cephesinin, küçük bir kapıdan yapılan dramatik bir girişle güçlenen dramatik etkisinin bir benzeri daha yoktur. Lincoln'ü ziyaret ettiğimde, daha önce birçok katedral görmüştüm ve artık biraz sıkılmıştım. Ancak giriş kapısından girip, kafamı kaldırarak taştan yapılmış devasa duvarlara baktığımda büyük bir şaşkınlığa uğradım. Ayrıca, Gotik cephe içerisinde korunan Norman stilindeki ana giriş kapısına ve Angel Choir'ın ve doğu kanadında bulunan papazlar meclisi binasının görünümlerine hayranım. Yapının iç kısmı da etkileyicidir: orta sahın bölümünde bulunan dikey şeritler, ortaçağa özgü güzel bir koro sahnesi ve adları "Dean's Eye" ve "Bishop's Eye" olan çapraz sahınlarda bulunan büyüleyici gül pencereleri.

Pantheon, Roma

İkinci olarak Roma'da bulunan Pantheon'dan bahsedebilirim. Bu yapı, Lincoln Katedrali kadar güzel değildir. Ancak, burası da büyük, antik ve ilginçtir. Kubbe, inşa edildiği zaman göre ilginç bir mühendislik özelliğine sahiptir. Kubbede beton bloklar kullanılmıştır; bu da yapının modern bir yapı olduğunu düşünmemizi sağlar. Gözpencere, yapının iç kısmına etkileyici ve benzersiz bir aydınlatma sağlar ve tapınağı görsel olarak gök kubbeye bağlar.

Chartres Katedrali, Fransa

Ortaçağa ait çok sayıda harika katedral var. Bunların arasından favori yapımı seçmem gerekirse, bu Chartres Katedrali olmalıdır. Bu katedral olağanüstü bir güzelliğe sahip, çok eski (1194-1260), dini açıdan önemli (Meryem Ana'nın tuniği olan kutsal emanet sayesinde) ve Ortaçağın harika sanatıyla dolu pozitif bir havası var. Mimari açıdan ise, Romanesk stilden Gotik stile geçiş döneminde inşa edilmesi nedeniyle, her iki stilin de en iyi yönleri bu yapıda birleşmiş gibi görünüyor. Bu yapıda hem bir Gotik katedralin zarif güzelliği, hem de makul bir ölçüde Romanesk stilin gücü ve sağlamlığı bulunuyor. Giriş kapısından bulunan oymacılık işi harikadır; ortaçağa özgü labirent döşemesi çok sık görülmeyen ve büyüleyici bir özelliktir ve 13. yüzyıldan kalma renkli camlar harika bir güzelliğe sahiptir.



İnsanların teknoloji imkanlarının kısıtlı olduğu bir zamanda bu tür devasa, büyüleyici binalar inşa etmelerinin nedeninin ne olduğunu düşünüyorsunuz?

Antik dini mega yapılar, kendilerini inşa edenlerin zenginliğini ve önemini ortaya koymuşlardır. Bugün de bunu yapmaya devam etmektedirler. Gize Piramitleri, firavunların büyüklüğünü ve otoritesini sağlamlaştırmıştır; Roma, Atina ve Efes tapınakları, bu şehirlerin önemini gözler önüne sermiştir; Ortaçağ Avrupa hükümdarları en etkileyici katedralleri inşa etmek ve en iyi sanatçıları kendilerine çekmek için birbirleriyle yarışmışlardır. Ben, bu politik nedenlerin yanı sıra, tanrıları memnun etmek için güçlü ve samimi bir isteğin de bulunduğuna inanıyorum. Dini şüphecilik, ortaya yeni çıkmış bir konu değil.  Bu binaların inşasında başka hangi etkenler rol almış olursa olsun, çok sayıda insan ruhsal bir ödül alma umuduyla devasa, dini binaların yapımına para bağışında bulunmuşlar ve emek harcamışlardır. Son olarak, "sanat için sanat" etkenini göz ardı etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bunun da, tarih boyunca önemli bir faktör olduğu görülüyor.

Ortaçağ Avrupa'sında bir Katedral inşa etmenin ortalama kaç sene sürdüğünü biliyor musunuz?

Ortaçağ'da bir katedral inşa etme süresi büyük bir değişiklik gösterir. Çünkü bina inşaları, genelde maddi kaynakların ve desteğin devamlılığı, mühendislik 'işlerindeki' eksiklikler (kulelerin yıkılması gibi) ve şehirdeki barış ve refah düzeyi gibi durumlara bağlı olmuştur.  Örneğin, Chartres Katedrali çok kısa bir sürede inşa edilmiştir. Ana yapı, yalnızca 25 sene içerisinde tamamlanmıştır. Bunun nedeni, burada bulunan en kutsal emanetin mucizevi bir şekilde yangından kurtulması sonucu, projenin halktan büyük ölçüde destek görmesidir. Bu durumun Meryem Ana'dan kilisenin yeniden inşa edilmesi gerektiğine dair gelen bir işaret olduğunu düşünen şehir sakinleri (bu düşünce piskopos tarafından da destek görmüştür) 8 kilometre uzakta bulunan taşocaklarından taş çıkarmaya gönüllü olmuşlardır! Salisbury Katedrali de kısa bir sürede tamamlanmıştır. Çan kulesi dışında kalan bölümler, yalnızca 45 sene içerisinde tamamlanmıştır. Notre-Dame de Paris ve Lincoln Katedralinin inşa edilmesi ise yaklaşık bir yüzyıl sürmüştür. Diğer taraftan, Köln Katedrali'nin inşadı 600 yıldan fazla sürmüştür!

Antik binalarda en çok beğendiğiniz antik el sanatı hangisidir?

Sanırım en çok oyma sanatından etkileniyorum. Çünkü oyma sanatı, yaratıcılığa çok açık bir sanat; hata payı ise yok denecek kadar az. Örneğin, oyma ustalarının, orta sahında bulunan başlıkları oyarken bir hata yaptıklarında genelde bu işleme en baştan başlamaları mümkün değildir. Oyma ustaları genelde tasarımlarında ve seçtikleri konularda özgür bırakıldıkları ve bunu sonucunda, çok ilginç ve beklenmedik görüntülerin ortaya çıktığı görülmüştür. Bunun nedeni, belki de oyma ustalarının diğer sanat formlarına göre daha olağandışı yerleri süsleme eğiliminde olmalarıdır.



Özellikle beğendiğiniz bir mimari tarzı var mı?

Mimari stillerin çoğunu beğeniyorum. Ama benim gönlümde Romanesk stili yatıyor. Bu stilde, diğer mimari türlerinde olmadığı kadar fazla görsel bir ahenk var. Bu da bana oldukça çekici geliyor. Romanesk kiliselerde basit geometrik şekiller bir araya geliyor: kare veya yuvarlak kule çiftleri, dikdörtgen şeklindeki orta sahının içinden geçen çapraz sahın, kademeli bir şekilde bir şelale gibi yarım kubbeden aşağıya inen yarım daire şeklinde kubbeler.  Bu kiliseler, mimariyi engelleyecek kemerli payandalar veya sivri tepeli kuleler olmadığından tamamıyla takdir edilebilirler. Ayrıca, bu kiliselerde yapıyı hareketlendirmeye ve görsel çekicilik katmaya yetecek kadar oymalı süsleme vardır. Romanesk kiliseler de, aynı zamanda daha sonraki zamanlarda rağbet görmeye başlayan anıt şapeller veya ek binalar bulunmuyor. Bu tür yapılar, ana planı anlaşılmaz bir hale getiriyor ve karmaşık bir yapı kümesinin ortaya çıkmasına neden oluyor.

Bin sene sonra incelediğimizde bizde hayranlık uyandıracağını düşündüğünüz modern binalar var mı?

Bu ilginç bir soru. Biraz düşündüğümüzde, bizi en çok etkileyen antik yapıların, inşa edildikleri zamandaki teknolojinin düzeyi göz önünde bulundurulduğunda belirgin mühendislik özelliklerini kendilerinde toplayan ve yeni ve yenilikçi tasarımlara sahip olan yapılar olduğunu görüyoruz. Örneğin, Gotik mimari, güç yerine hassas bir güzellik uyandıran duvarları kullanma şekilleriyle bir mühendislik harikasıydı; Romanesk binalardan büyük ölçüde farklı olan yeni ve cesur bir görünüme sahipti. Buna göre, bence bin sene sonra insanlarda hayranlık uyandıracak modern binalar arasında Dubai gibi yerlerde inşa edilen aşırı yükseklikteki yeni binalar ve Barcelona'da buluna Sagrada Familia, Berlin'de bulunan Yahudi Müzesi, Reykjavik'de bulunan ve bir buzdağından ilham alınarak inşa edilmiş olan Hallgrimskirkja kilisesi ve Los Angeles ve Oakland'de bulunan ultra modern (ve depreme karşı dayanaklı) katedraller gibi yapılarda görülen benzersiz, modern tasarımlar olabilir.

Size göre St Paul Katedralinin en dikkat çekici Katedrallerin yer aldığı bir Top 10 listesindeki yeri nedir?

Üzgünüm ama eğer bu katedrali listeye alsaydım sanırım yeri 10 numara olurdu. Mimari özelliklerinin kesinlikle farkındayım. Gördüğüm katedrallerin hepsi güzeldi. Ancak, St Paul benim kişisel olarak beğendiğim yapılar arasında değil. Bu katedralde çoğu Avrupa katedralinde olan o saygı uyandıran eskilik yok. Ayrıca, Rönesans ve Barok stillerinden de hoşlanmıyorum. Orta sahın, hoş bir görünüme sahip; ancak, doğuya doğru ilerlediğinizde dekorasyonda yavaş yavaş bir fazlalık oluşmaya başlıyor. Giriş ücreti de bugüne kadar ziyaret ettiğim katedraller arasında en pahalı olanı ve içeride resim çekilmesine de izin verilmiyor. Ama, tabi ki Wren'i bunun için suçlayamam!

Dünya üzerinde kutsal mekanlar hakkında daha fazla bilgi almak ve harika fotoğraflara bakmak için http://www.sacred-destinations.com adresini ziyaret edin.
Fotoğraf: © Sacred Destinations

REKLAMLAR

VİDEOLAR

http://media.natgeotv.com/Shows/73.jpg
National Geographic Channel